Anksiyete Nasıl Geçer?
Anksiyete belirtileri yaşıyor ve “Anksiyete nasıl geçer?” diye mi merak ediyorsunuz? Kaygıyla başa çıkmak için nefes egzersizleri, mindfulness ve profesyonel destek gibi kanıtlanmış yöntemleri uzman psikolog bakış açısıyla keşfedin.
Sürekli bir endişe hali, geleceğe dair bitmek bilmeyen olumsuz senaryolar, avuç içlerinizde terleme ve kalbinizde bir sıkışma…
Bu hisler size tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. Modern yaşamın karmaşası içinde pek çok kişi “anksiyete” yani yoğun kaygı durumuyla mücadele ediyor. Peki, bu bunaltıcı duyguyla yaşamak zorunda mısınız?
Cevap net: Hayır. Anksiyete nasıl geçer sorusunun cevabını arıyorsanız, doğru yerdesiniz.
Bu yazıda, bir psikolog bakış açısıyla anksiyetenin ne olduğunu, belirtilerini ve en önemlisi, kaygıyla başa çıkmak için hem kendi kendinize uygulayabileceğiniz bilimsel yöntemleri hem de profesyonel desteğin önemini ele alacağız.
Fiziksel Belirtiler:
Kalp çarpıntısı, nefes darlığı veya hızlı nefes alıp verme
Titreme ve terleme
Mide bulantısı, karın ağrısı
Kas gerginliği ve baş ağrıları
Sıcak basması veya üşüme hissi
Zihinsel ve Duygusal Belirtiler:
Sürekli endişe ve kontrol edilemeyen olumsuz düşünceler
Odaklanmada güçlük
Huzursuzluk ve yerinde duramama hissi
Kötü bir şey olacakmış korkusu
Ölüm veya kontrolü kaybetme korkusu
Kaygılandığınızda nefesiniz hızlanır ve yüzeyselleşir. Bu, panik hissini tetikler. Vücudunuza “güvendesin” sinyali göndermenin en hızlı yolu nefesi yavaşlatmaktır.
Nasıl Yapılır?
Rahat bir yere oturun veya uzanın. Bir elinizi göğsünüze, diğerini karnınıza koyun.
Burnunuzdan 4 saniye boyunca yavaşça nefes alın. Karnınızdaki elin yükseldiğini hissedin. Göğsünüzdeki el sabit kalmalı.
Nefesinizi 2 saniye tutun.
Ağzınızdan 6 saniye boyunca yavaşça verin. Karnınızın indiğini hissedin.
Bunu 5-10 dakika boyunca tekrarlayın.
Anksiyete, zihnin sürekli geçmişte ya da gelecekte gezinmesidir. Mindfulness ise zihninizi nazikçe “şimdiye” davet etmektir.
5-4-3-2-1 Tekniği:
5: Etrafınızda gördüğünüz 5 nesneyi sayın ve detaylarını fark edin.
4: Dokunabildiğiniz 4 şeyi hissedin (kumaşın dokusu, masanın soğukluğu vb.).
3: Duyduğunuz 3 farklı sesi tanımlayın (kuş cıvıltısı, klavye sesi vb.).
2: Kokusunu alabildiğiniz 2 şeyi fark edin (kahve kokusu, parfümünüz vb.).
1: Tadabildiğiniz 1 şeyi fark edin (ağzınızdaki tat, bir yudum su vb.).
Bu egzersiz, sizi endişeli düşüncelerden uzaklaştırıp anlık gerçekliğe bağlar.
Anksiyete, genellikle mantık dışı ve felaket senaryoları içeren düşüncelerle beslenir. Bu düşünceleri fark edip sorgulamak, onların gücünü kırar.
Kendinize Sorun:
“Bu düşündüğümün gerçek olduğuna dair kanıtım ne?”
“Bu durumun olabilecek en kötü sonucu ne? Bununla başa çıkabilir miyim?”
“Bu konuda bir arkadaşıma ne tavsiye verirdim?”
Bu sorular, bilişsel çarpıtmalarınızı fark etmenize ve daha gerçekçi bir bakış açısı geliştirmenize yardımcı olur.
Egzersiz, doğal bir anksiyete ilacıdır. Vücudun endorfin (mutluluk hormonu) salgılamasını sağlar, stresi azaltır ve uyku kalitesini artırır. Günde 30 dakikalık tempolu bir yürüyüş bile büyük fark yaratabilir.
Uyku: Yetersiz uyku, anksiyete seviyelerini doğrudan etkiler. Her gece 7-8 saat kaliteli uyumayı hedefleyin.
Beslenme: Dengeli beslenin. Kafein ve şeker gibi uyarıcılar, anksiyete belirtilerini tetikleyebilir.
Mola Verin: Gün içinde kendinize kısa molalar ayırın. Kitap okumak, müzik dinlemek veya sadece sessizce oturmak bile zihninizi dinlendirir.
Kendi kendine yardım teknikleri çok değerlidir ancak bazen yeterli olmayabilir. Eğer;
Anksiyeteniz günlük yaşamınızı (iş, okul, ilişkiler) ciddi şekilde etkiliyorsa,
Sık sık panik atak yaşıyorsanız,
Kaygılarınızla tek başınıza başa çıkmakta zorlanıyorsanız,
bir uzmandan, yani bir psikolog veya psikiyatristten destek almanın zamanı gelmiş demek olabilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gibi terapi yöntemleri, anksiyete tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar vermektedir.
Unutmayın, yardım istemek bir zayıflık değil, iyileşme yolunda atılmış en cesur adımdır.